Herşey 14 mayıs 1989′da bir pazar günü başladı
… Şimdi 14 mayıs’a tam 7 gün var. Tam 7 gün sonra 20 yaşında olacağım. 
Bugün yine bunları düşünürken birden cep telefonum çaldı. Arayan Parkyeri A.Ş. idi. 14 Mayıs Çarşamba günü 14:00 civarında görüşmeye beklendiğimi söyledi. Şu sıralar Parkyeri ile olan görüşmem sırasında neler yapmam gerektiğini veyahut nelerle karşılaşabileceğimi öğrenmek için daha önce Parkyerinde çalışmış yada devam eden arkadaşlarla irtibat kuruyorum.

Hiç beklenmeyen bir anda çıkan bu görüşme talebi sınav öncesinde tekrar moral bulmamı sağladı. Şimdiden teşekkür ediyorum
…
Sözün kısası;
14 Mayıs 2008′de hem İstanbuldayım, Hem iş görüşmesi yapacağım… Doğduğum gün İstanbulda olacağım…

Söz vermiştin bana
Yanıbaşımda yaşlanmaya
Söz vermiştik bu dünyaya
Ne olursak olsaydık
Kaç yıl geçti bak hala
Son bakışın miras bana
Saklı duruyor ne fayda
Bıraksaydın solsaydık
Hangi bahane avutur bilmem
Hangi günahın bedeli bu
Kandırmıyor ne gündüzüm ne gecem
Böyle intikam olmaz
Çok mu fazla bu sitem
Ağır değil mi bu ceza
Söyle kim çok gördü seni bana
Böyle yalnız kalınmaz
Paylaşılmıyor hüzün
Paylaşamam yolu yok bunun
Anlatamam sözü yok bunun
Çekilecek başa geldikçe dertler
Bir zaman bir yerde
Buluşuruz yolu yok bunun
Kavuşuruz yolu yok bunun
Görülecek günü geldikçe
Her bir bahane avutur elbet
Her bir günahın eceli bu
Kandırmıyor ne gündüzüm ne gecem
Böyle intikam olmaz
Günün anlam ve önemine uygun olarak…
Kavuşmak özgürlükse
Özgürdük İkimizde
Elleri çığlık çığlık
Yanyana ikidünya
İkimiz iki dağdan
İki hırçın su gibi
Akıp gelmiştik
Buluşmuştuk bir kavşakta
Unutmuştuk ayrılığı
Yok saymıştık özlemeyi
Şarkımıza dalmıştık
Mutluluk mavi çocuk
Oynardı bahçemizde
Acı çekmek özgürlükse
Özgürüz ikimizde
O yuvasız çalıkuşu
Bense kafeste kanarya
O dolaşmış daldan dala
Savurmuş yüreğini
Ben bölmüşüm yüreğimi
Başkaldıran dizelere
Aramakmış oysa sevmek
Özlemekmiş oysa sevmek
Bulup bulup yitirmekmiş
Düşsel bir oyuncağı
Yalanmış hepsi yalan
Yalanmış hepsi yalan
Sevmek diye birşey vardı
Sevmek diye birşey yokmuş
Acı çektim günlerce
Acı çektim susarak
Şu kısacık konutlukta
Deprem kargaşasında
Yaşadım birkaç bin yıl
Acılara tutunarak
Acı çekmek özgürlükse
Özgürüz ikimizde
Acılardan arta kalan
işte bu bakışlarımış
Kuğu diye gözlerimde
Gün batımı bulutlarmış
Yalanmış hepsi yalan
Yalanmış hepsi yalan
Savrulup gitmek varmış
Ayrı yörüngelerde
Yorumsuz bir konuşma… Sonuna kadar izlemenizi tavsiye ediyorum…
Susturulan Atilla Yayla "Demokrasi"yi işte böyle açıklamış..
Uzun zaman önce ilgili kategoriye başvuru yapmıştım. Birkaç gün önce mail adresime gelen "Açık Dizin başvurunuz onaylandı - haritsu89" başlıklı maili görünce havalara uçtum desem yeridir
Fazla sözü uzatmadan editör olduğum kategoriyi ilan edeyim; Top: World: Türkçe: Bilgisayar: İnternet: Web: Web Günlükleri: Web Tasarımı ve Geliştirme